Ayrılık acısı ve psikolojisi

0
30

Ayrılık acısı! Bir ilişkinin sonuna geldiğimizde yıkılmış hissedebiliyoruz. Bu anlarda kendimize ciddi bir soru sormalıyız: ‘Gerçekten neyi kaybediyoruz?’ Kuşkusuz, hayattaki en acı verici şeylerden biri kayıptır ve sevdiğimiz biriyle bağlantımızı kaybetmek kalp kırıcı olabilir. Bununla birlikte, birçok insan aylarca veya hatta yıllarca süren duygusal yabancılaşma ve fiziksel uzaklıktan sonra ilişkilerinin bitmesine karar veriyor. Öyleyse, neden nadiren sevgi gösteren ya da nadiren ilişki kuran çiftler partnerlerinden ayrıldığında panikliyor veya buna dayanmakta zorlanıyor? Ya da neden, mutsuz olduğu bir ilişkiyi bitirme eşiğinde olan bir kişi, partneri daha önce ilişkiyi bitirmeyi seçtiğinde çaresiz ve terk edilmiş hissediyor?

Bir ilişkinin sonunda karşılaştığımız duygusal olarak sarsıcı kayıp duygusu, çoğu zaman partnerimizle bir bağ yaratmamızın sonucudur. Bir kişinin başka bir kişiye geliştirdiği bu hayali bağ, güvenlik duygusunu da beraberinde getiriyor. Bu bağ, bir çiftin yalnız olmadıklarını hissetmelerine yardımcı olurken, duygusal yakınlığı da arttırıyor. Dolayısıyla, ayrılık yaşandığında, gerçekten kaybettiğimiz şey, bir zamanlar partnerimizle hissettiğimiz bu sağduyulu güven duygusu oluyor.

Ayrılıklardan sonra yıkıcı olan ve acı veren asıl şeyin kendimiz için ne olduğunu anlamak önemli. Acı veren terk edilmek, aldatılmak, önemsenmediğini düşünmek olabilir. Burada içimizdeki acımasız ses devreye giriyor, kendimizi acımasız biçimde eleştirebiliyoruz. Sevdiğimiz kişiyle olan bağın kopuşu güven duygumuzu da zedeleyebiliyor. Tüm bunların hafiflemesi için önce kendimizi hatırlamalı ve kendimize bakmalıyız.

Birçok insan ilişki içinde partneriyle bir bütünmüş gibi hareket ediyor, düşünüyor ve duygularını yaşıyor. Ayrılık sonrasında ise bir bütün bozulmuş, diğer parçası uzaklaşmış hissiyle kalabiliyor. Ayrılık sonrası duygularımızı takip etmeli ve en önce kendi başımıza bir birey olarak var olduğumuzu hatırlamalıyız. İlişkinin sona ermesi ile kimliğimizi kaybetmiyoruz. Ayrılık sonrası etrafımızı saran düşüncelere odaklandığımızda gerçekten ne istediğimizi keşfedebiliriz.

Ayrılık Acısı Nasıl Atlatılır?

Ayrılıklar oksijen solumak gibi insan deneyiminin bir parçasıdır. Araştırmalar bir ayrılıktan geçmenin vücudumuzda bir bağımlılıktan kurtulma ile aynı yolları izlediğini gösteriyor; motivasyon, ödül ve bağımlılık arzusu ile ilişkili beynin bir kısmı, bağımlılıklardan kurtulurken olduğu gibi ayrılıkta da harekete geçiyor.

Bunun yanı sıra duygusal acı, beyindeki aynı yolları fiziksel acı olarak tetikliyor.

Bunlar kötü haberlerdi. İyi haber, her şey daha iyi olacak. Ayrılık acısı ve bu acıyı atlatmak için izleyebileceğiniz birkaç yolu sıraladık:

·         Ağlamak istiyorsanız ağlayın. Kederi ve acıyı serbest bırakmak sağlıklı bir durum. Asla durmayacağından korktuğunuz için başlamayabilirsiniz ama duracaktır.

·         Kendinizi iyileştirmek için her gün bir şeyler yapın. Egzersiz yapın, kitap/dergi okuyun, kendinize iyi geleceğini düşündüğünüz DVD’leri açın ve izleyin. Eğlenceli veya yararlı olacağını bildiğiniz şeyleri seçin ve yapın. Ruh halinizin üstesinden gelmesini beklemeyin, harekete geçin.

·         Meşgul olun. Erken kalktığınızda yürüyüşe çıkın, kahvaltı yapın ya da evin etrafında bir şeyler yapın. Günün ortasında bir filme gitmenin keyfini çıkarın. Odanızda yatağınızın içinde oturmayın, zihninizi serbest bırakmaya çalışın.

·         Ayrılık sonrası hızla yeni bir partner arayarak acınızı maskelemeye çalışmayın. Bir ilişkinin sona ermesiyle yaratılan boşluğu doldurmak için (bilinçsizce) başka biriyle beraber olunması  kısa vadede iyileşme hissettirebilir, ancak eğer hissettiğiniz acıyı uygun bir şekilde hafifletmenin yollarını bulmazsanız, yeni partnerinizle tam anlamıyla bir beraberlik içinde olamayabilirsiniz.

·         Tek başınıza çok fazla zaman harcamayın. Arkadaşlarınızla vakit geçirin, konuşabileceğiniz birisiyle kahve içmeye başlayın, bir toplulukta gönüllü olun. Yalnız zamana ihtiyacınız olacak, ama kendinizi izole ederseniz, duygularınızı tamamen işlemekte zorlanabilir ya da iyileşmek için ihtiyacınız olan desteği alamayabilirsiniz.

·         Duygularınıza güvenin. İç sesiniz size mutlaka bir şeyler anlatacaktır. Dikkatle dinleyin, her şeyin yolunda olduğunu duyacaksınız. Duygularınızın size rehberlik etmesine izin vermelisiniz.

·         Kendinize zaman verin. Acele etmeyin, büyük değişiklikler  sadece duygularınızı önlemenin bir yoludur. Biraz zaman, sabır ve destek ile daha iyi hissedeceğinize ve tekrar aşkı bulacağınıza inanın.

·         Araştırın. İlişkileri sona erdikten sonra başkalarının iç rahatlığı sağlamak için neler yaptığını öğrenin. Ayrılıklarla baş etmede yardımcı bazı harika kitaplar var. Başkalarının izlediği yollardan biri sizin için de iyi olabilir.

·         Duygusal destek arayın. Tek başınıza üstesinden gelmeye çalışmayın, çevrenizde bir arkadaşınızdan veya aile üyesinden destek alabilirsiniz. Yakın çevrenizle paylaşmak istemiyorsanız terapi de acı veren ayrılıklarla baş etmede destekleyici olacaktır.

Mahir Efe Falay
Hacettepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünden 2006 yılnda mezun olmuştur. İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji bölümünde yüksek lisans yapmıştır. Yabancı dili İngilizce olup YDS’den 83.75 almıştır. Mezuniyetinin ardından başlıcaları Aile Danışmanlığı, Cinsel Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, Hipnoz ve Hipnoterapi ile Obezite ve Kilo Kontrolü olmak üzere çok sayıda eğitim almış ve yaklaşık 4 yıldır danışanlarla görüşmeye başlamıştır.İ.B.B. Engelliler Müdürlüğünde 6.5 yıl çalıştıktan sonra Şubat 2014′te Sima Psikolojik Danışmanlık Merkezinin kuruculuğunu yapmış ve kendi yerinde danışanlarla görüşmeye devam etmektedir.Bilişsel Davranışçı Terapi, Erteleme Hastalığı ve Sosyal Fobi, Cinsel İşlev Bozuklukları, Motivasyon Koçluğu, Şema Terapi, Obezite ve Yeme Bozuklukları, Psikolojik Danışmanlık, MS Danışmanlığı, Hipnoz ve Hipnoterapi çalışma alanları içersindedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here