Kendini Affet(ebil)mek

0
67

Kendinize yapabileceğiniz en büyük iyilik kendinizi affetmektir. Sürekli bir çatışma halinde olmak, her tökezlediğinde geriye dönüp başarısızlıklarına bakmak, hatalarını görmek yani kendini devamlı suçlamak çok yorucu, yıpratıcı, tüketici ve sağlıksız bir psikolojik durum. Düşmek, tökezlemek, hata yapmak çok insani ve hayatta bir şeyler yaptığımızın göstergesi. Adım atmadan ileri gidemeyiz çünkü. Önemli olan düştüğünde kalkmak ve yola devam etmek.

Biliyorum bunlar çok çok klişe, herkesin ağzına sakız ettiği cümleler. Evet önemli olan ayağa kalkmak ve devam etmek de bunu nasıl yaptığımız da çok önemli. Her kalkışta yerde bir şeyler bırakarak mı yoksa bir şeyler toplayarak mı kalkıyorsun? Güçlenerek mi devam ediyorsun yoksa zayıflayarak mı? Daha çok ileri mi bakıyorsun yoksa arkana mı? Bu soruların cevapları aslında hayatta başına gelenlerle nasıl baş ettiğinin özet bir yol haritasını ortaya koyuyor.

Geçmişe gereğinden fazla takılmak, her seferinde kendini yargılamak ve başkalarının da yargılamasına izin vermek, zaten ben diye başlayan ve olumsuz kalıplarla devam eden cümleleri sık sık kullanmak sizin ileriye doğru gitmenizi, çevrenizle ve kendinizle iyi ilişkiler kurmanızı ve en önemlisi kendinizi sevmenizi engeller.

Bu mekanizma maalesef hayatımıza daha çocukluk yıllarından giriyor ve farkına varıp değiştirmezsek hayat boyu etkisini sürdürüyor. Çocukken hata yaptığımızda ağır bir şekilde suçlayan ve cezalandıran bir anne ve/veya baba, toleransız ve katı bir öğretmen, akran zorbalığı negatif kalıpları içselleştirmemize ve kendimizi bu kalıplarla değerlendirmemize neden oluyor. Bütün o suçlama sesleri kafamızın bir yerlerinde dönüp duruyor ve bize ait olmayan sesler zamanla bize ait oluyor. Kendilik algımızı çarpıtıyor. Olduğumuz gibi değil başkalarının bizi gördüğü gibi görüyoruz kendimizi. İşte bu noktada sesleri sahibine iade etmek, doğru bir ayna edinip kendimizi olduğumuz gibi görüp, algılayıp sevmemiz gerekiyor.

Bu konuda ilk adım farkındalık kazanmak. Bu ben değilim farkındalığı, bu annemin bu babamın yargıları farkındalığı… Ardından bunlardan arınmayı istemek. Ben artık bu yükleri istemiyorum demek. Sonrada eyleme geçip bu yüklerden kurtulmak. İşte terapi sizin bu süreçte takıldığınız noktalarda aşmanıza ve ileriye doğru gidip yüklerinizi tamamen boşaltmanıza ve daha objektif bir bakış açısıyla kendinizi kabul edip affetmenize yardımcı olur.

Sibel Deniz Toledo
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2002 yılında mezun olmuştur. Ticaret Üniversitesi’nde Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisansı yapmıştır. 2 yıl Gestalt Terapisi eğitimi almıştır. İstanbul Psikodrama Enstitüsü’nde Psikodrama Eğitimi almaktadır. Bu eğitim kapsamında Bireysel Psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yetişkinlerle çalışmaktadır. 3 yıl boyunca özel bir huzurevinde yaşlılar ve aileleri ile çalışmıştır. Ailelere yaşlı ebeveyn ile yaşam konusunda Psikolojik destek vermektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here