Sosyal fobisi olan birey sürekli başkaları tarafından yargılanacağını, mahcup ve rezil hissedeceğini düşünür. Bu durum öyle bir hal alır ki başkalarıyla iletişim kurmaktan kişi kaçınır veya yüksek korku ve endişeye rağmen buna katlanır. Kendisinin aptal, zayıf ve tuhaf görüneceği üzerine endişe duyar. Kafasında sürekli eziklik, yetersizlik, beğenilmeme, mükemmel olma, kusursuz işler yapma, herkesin beğenisini kazanma ve bunları yaparken de hiçbirini belli etmeme, endişesini saklama durumu söz konusudur. Bu endişeyi ve korkuyu gizlemek amacıyla toplum içinde konuşmaktan, etkileşim kurmaktan sürekli kaçınırlar. Başkalarının yanında bir şeyler yemek ve içmek hatta yazı yazmak onlara zulüm gelir.

Bunlara eşlik eden fizyolojik belirtiler ise kişiyi ciddi düzeyde rahatsız eder. Bunlar; yüz kızarması, terleme, kalp çarpıntısı, nefes kontrolü sorunları, mide spazmları, kas spazmları, titreme ve ağız kuruluğu gibi durumlardır.

         Peki, siz ne yapmalısınız ve biz ne yapabiliriz? Sosyal fobinin tedavisi mümkün mü?

Öncelikle bu rahatsızlığın sizi rahatsız ve huzursuz hissettirdiğini kendinize itiraf etmelisiniz. Yani kabullenmelisiniz. Dürüst olun, ne kaybedebilirsiniz ki? Şunu da unutmayın ki hakkınızı aramanız, kendinize güvenmeniz, sağlıklı iletişim kurmanız efendiliğinizden bir şey kaybettirmez. Karakterinizi sağlamlaştırır. Bu rahatsızlığı gördüğünüzde bir uzmana danışmanız hayatınızı daha yaşanabilir bir hale getirebilir.

Biz ne yapabiliriz; Tabi burada ne kadar konu hakkında bilgi versek de danışan görüşmeleri iki boyutludur; süreç ve içerik. İçerik, sizin bize verdiğiniz buradan öğrendiklerinizle süzgeçten geçirdiğiniz bilgilerdir. Süreç ise aramızdaki ilişkidir. Bu bize daha sağlıklı ve altın değerinde bilgiler sunar. Davranışlarınız söylediklerinizden daha açık fikirler verir.

Lütfen çekinmeyin sizinle iletişim kurmak bizi de mutlu edecektir. Yaşamınızın değerini bilin.

 Naçizane öneriler

* Mükemmel olmaya çalışma. Neysen o ol!

* Kimseyi kendinden üstte veya altta görme.

* Kendini günah keçisi olarak görme.

* Detaylara takılma.

* Anı yaşamayı bil! ( Rezil olsan ne olur olmasan ne olur. Her şey o ana ait. Yapmaktan kaçındığın her şey kaybın oluyor.)

* Korkularını motive olmak için kullan.

‘‘Alfred Hitchkook: Her zaman iyi olmak zorunda değilim, iyi olmam gerektiğinde iyi olayım yeter.’’

       1) Sosyal fobinin utangaçlıktan farkı ne?

Utangaçlık hayatınız boyunca birkaç şeye karşı oluşan durumdur. Sosyal fobi ise birçok şeyi kapsar. Daha sürekli ve yoğundur.

        2) Mükemmeliyetçiliğin bize hep iyi olduğu söylendi, siz ise şimdi kötü olduğunu söylüyorsunuz?

Mükemmeliyetçiliğin iki boyutu vardır; patolojik ve patolojik olmayan. Patolojik olanda müthiş bir doyumsuzluk vardır. Kişi ne yaparsa yapsın kendi ruhunu doyuramaz ve hep mutsuz kalır. Patolojik olmayanda ise ‘sağlık olsun’ demeyi bilir.

Mahir Efe Falay
Hacettepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünden 2006 yılnda mezun olmuştur. İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji bölümünde yüksek lisans yapmıştır. Yabancı dili İngilizce olup YDS’den 83.75 almıştır. Mezuniyetinin ardından başlıcaları Aile Danışmanlığı, Cinsel Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, Hipnoz ve Hipnoterapi ile Obezite ve Kilo Kontrolü olmak üzere çok sayıda eğitim almış ve yaklaşık 4 yıldır danışanlarla görüşmeye başlamıştır.İ.B.B. Engelliler Müdürlüğünde 6.5 yıl çalıştıktan sonra Şubat 2014′te Sima Psikolojik Danışmanlık Merkezinin kuruculuğunu yapmış ve kendi yerinde danışanlarla görüşmeye devam etmektedir.Bilişsel Davranışçı Terapi, Erteleme Hastalığı ve Sosyal Fobi, Cinsel İşlev Bozuklukları, Motivasyon Koçluğu, Şema Terapi, Obezite ve Yeme Bozuklukları, Psikolojik Danışmanlık, MS Danışmanlığı, Hipnoz ve Hipnoterapi çalışma alanları içersindedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here