Sosyal Fobi ve Mükemmeliyetçilik

0
88

Bir topluluk önünde ya da içinde konuşma yapmak, dikkatleri üzerinde toplamak, birileri sizi izlerken bir iş yapmak… Sürekli olarak bu tarz kaygılar yaşadığınızı düşünüyor musunuz? Peki yaptığınız işlerde sık sık “kusursuz” olma kaygısı güdüyor, “Bu iş ya iyi olmalı ya da hiç olmamalı.” diye düşünüp kaygılandığınız oluyor mu? Bunlar tabiki hepimizin hayatlarında ara sıra da olsa karşılaşabildiğimiz durumlardır ama iş her zaman “ara sıra” boyutunda kalmayabiliyor. Bir zaman sonra bu kaygılar kişiliğiniz olup çıkabiliyor.

Yapılan araştırmalar da gösteriyor ki mükemmeliyetçi düşünceler ve davranışlarla sosyal fobi arasında ciddi bir bağlantı var. Diğer bir deyişle mükemmeliyetçi davranışlarınız, yani kendinize koyduğunuz kusursuz olma şartı sizi sosyal ortamlarda daha kaygılı bireyler haline getirip bir sosyal fobi oluşumuna sebebiyet verebiliyor.

Sosyal fobi nedir?

Bir topluluk içinde konuşma yapmak, yetenek, beceri veya bilginizin sınanması, çok iyi tanımadığınız bir kişiyle telefonda konuşmak gibi eylemler bazı insanlar için rutindir. Üzerine fazla kafa yormadan, dert etmeden hatta fark etmeden yapıyor oldukları eylemlerdir fakat bazılarımız için de büyük sorunlar teşkil edebilecek davranışlar olabilmektedirler. Öyle ki bu kaygının boyutları birileri sizi gözlediği sırada yazı yazmaya, başkaları içerideyken bir odaya girmeye kadar uzanabiliyor. Bu belirtilerden sürekli olarak muzdaripseniz, sosyal anksiyete ya da diğer bir adıyla sosyal fobiye sahip olabilirsiniz.

Sosyal ortamlar bizi neden kaygılandırır?

Bu gibi sosyal durumlardan çekinmenin en temel sebepleri olası bir küçük düşme, aşağılanma, rezil olma ihtimalinden duyulan korkudur. Bu korku yüzünden kişi sosyal ortamlara  girmekten çekinir hale gelir ki bu da oldukça kötü bir durumdur. Çünkü insan sosyal bir varlıktır ve başka insanlarla arada sırada bile olsa güzel bir diyalog kurmaya mecburdur. Haliyle sosyal ortamlardan kopmak, buralara girilse bile topluluk içinde bir varlık göstermekten çekinmek kişinin hayatını kabusa çevirebilir.

Mükemmeliyetçilik nedir?

Mükemmeliyetçilik genel bir tabirle, kişinin kendisine en üst hedefleri koyup bu hedeflerin ardından kusursuz bir şekilde gitmeye çalışırken yaşadığı aşırı kaygı durumudur diyebiliriz. Mükemmeliyetçi kişi, her zaman “mükemmele” ulaşmak için acımasız uğraşlar içerisindedir. Bu noktada bir farkı özellikle vurgulamak gerektiğini düşünüyorum. Tabiki işlerimizi iyi yapma kaygısı gütmeliyiz, tabiki hayatımızı baştan savma işlerle doldurmamalıyız. Ancak mükemmeliyetçilikte, bu işleri iyi yapma kaygısı kişiye zarar verecek boyutlardadır. Mükemmeliyetçi kişi işlerinde en iyiyi hedeflerken kendisine mental olarak zarar verecek kadar sürekli bir kaygı ve panik içerisindedir. Ancak şöyle bir gerçek vardır ki mükemmel denilen kavramın bir sonu yoktur. Yapılan bir şeyin her zaman daha iyisi yapılabilir, bir sınır yoktur.

Mükemmeliyetçilik tek başına bir kavram değildir, bazı çeşitleri vardır.

Mükemmeliyetçiliğin çeşitleri nelerdir?

Mükemmeliyetçiliğin 3 çeşidi vardır. Bunlar kısaca;

Kendine Mükemmeliyetçilik

Kişinin kendisine ulaşılması imkansız sınırlar koyması ve bunlara ulaşmaya çabalaması durumudur.

Başkasına Yönelik Mükemmeliyetçilik

Kişinin belirlediği yüksek standartlara, çevresindeki insanların da uymasını beklemesi durumudur. Yani etrafındaki insanların da mükemmeli hedeflemelerini bekler. Bu tür insanlar başkalarına pek iş vermezler, yapılan işi çoğu zaman beğenmez, hep bir kusur bulurlar.

Sosyal Beklentiler

Başka insanların kendinden yüksek beklentileri olduğunu düşünenlerin yaşadığı durumdur.  Çevreden onay görme, yaptıklarının takdir edilmesini bekleme kaygıları duyarlar. Tam olarak bu sebeplerden ötürü de sosyal kaygı yaşarlar.

Sosyal Fobi ve Mükemmeliyetçilik İlişkisi

Sadece tanımlarından da anlaşılabileceği üzerine mükemmeliyetçiliğin kişide oluşturduğu büyük bir kaygı ve panik havası vardır. Bu kaygı hem bireysel hem de sosyal bir kaygıdır ve yapılan araştırmaların da desteklediği üzere uzun süreli devam edişinde kişide bir sosyal fobi oluşmasına sebep olmaktadır. Bu yüzden sürekli olarak ardından gidilen mükemmeliyetçilik kişiye sosyal açıdan zarar verebilmektedir.

Özetle hayatta bazı dinamikler, ince çizgiler vardır. Sağlıklı yaşam, bu dinamikler ve ince çizgiler arasındaki dengeyi kurmaktan ibarettir. Bir yanınızı güçlendirirken diğer yanınız körelebilir. Bu hem biyolojik açıdan hem de psikolojik açıdan bir gerçektir.

Siz de bu yazıdaki sıkıntılardan muzdarip olduğunuzu düşünüyorsanız mükemmele ulaşmaya çalışırken sosyal yeteneklerinizin kaybolmasına izin vermeyin. Bakış açınızı tekrar bir gözden geçirin. Eğer tek başınıza üstesinden gelmekte zorlanıyor ve bir yardım eline ihtiyaç duyuyorsanız Levent’te hizmet veren psikolojik danışmanlık merkezimizi arayıp, konunun uzmanı psikologlarımızdan yardım almaktan çekinmeyin.

Mahir Efe Falay
Hacettepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünden 2006 yılnda mezun olmuştur. İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji bölümünde yüksek lisans yapmıştır. Yabancı dili İngilizce olup YDS’den 83.75 almıştır. Mezuniyetinin ardından başlıcaları Aile Danışmanlığı, Cinsel Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, Hipnoz ve Hipnoterapi ile Obezite ve Kilo Kontrolü olmak üzere çok sayıda eğitim almış ve yaklaşık 4 yıldır danışanlarla görüşmeye başlamıştır.İ.B.B. Engelliler Müdürlüğünde 6.5 yıl çalıştıktan sonra Şubat 2014′te Sima Psikolojik Danışmanlık Merkezinin kuruculuğunu yapmış ve kendi yerinde danışanlarla görüşmeye devam etmektedir.Bilişsel Davranışçı Terapi, Erteleme Hastalığı ve Sosyal Fobi, Cinsel İşlev Bozuklukları, Motivasyon Koçluğu, Şema Terapi, Obezite ve Yeme Bozuklukları, Psikolojik Danışmanlık, MS Danışmanlığı, Hipnoz ve Hipnoterapi çalışma alanları içersindedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here