Sosyal Fobi ve Yalnızlık

0
56
Sosyal Fobi ve Yalnızlık
Sosyal Fobi ve Yalnızlık

Sosyal fobi/sosyal anksiyete kısaca bahsedilmesi gerekirse; diğer insanlar tarafından eleştirilme, seyredilme ve yargılanma korkusudur. Herkes görece davranışlarıyla, yaşadıklarıyla kendi sosyal fobi düzeyini saptayabilir. Yine görece bu düzeylerin, hayatındaki durumların/olayların ne derece nedeni olduğunu kavrayabilir. Peki; sosyal fobi ve yalnızlık denkleminde ne derece etkilidir? Aralarında hangi yönde bir korelasyon var?

İNSANLARIN İÇİNDE YALNIZ SOSYAL FOBİK

Bundan binlerce yıl öncesine gitmek gerekirse (avcı toplayıcı, kabile yaşamlarında) her zaman güçlü sosyal bağlar geliştiren insanlar hayatta kalmıştır veya daha sağlıklı yaşam sürmüşlerdir. Kabile içi etkileşimi iyi olmayan, yalnız yiyen, yalnız içen, yalnız avlanan yani yalnız yaşayanlara hayat hep acımasız davranmıştır. Savan hayatı yalnızlığı hiçbir zaman affetmemiştir. Peki, o günlerden tekrar günümüze baktığımızda yalnızlığın sonuçları ne kadar farklı? Bir insan dört duvar arasında, tek başına –genellikle sosyal fobikler- ne kadar sağlıklı yaşayabilirler? Sosyal fobi ve yalnızlık ayrılmaz ikilidirler. Ufak bir çıkarımla; insanların onu eleştireceğinden, yargılayacağından, insanlara rezil olacağından korkan/çekinen bir insan, insanlarla bir arada bulunmaktan pek hoşlanmayacaktır. Sosyal fobik bir hayat kümesinde yalnızlık alt kümesi her zaman bulunmuştur diyebiliriz. Durum şudur ki; sosyal fobi yalnızlığı arttırır, yalnızlık sosyal fobiyi pekiştirir. Buradan; ‘Benim çevrem insanlarla dolu o halde sosyal fobik değilim.’ çıkarımı ortaya çıkabilir. Ancak her sosyal fobiğin yalnız olduğu çıkarımını yapmak son derece fevri olacaktır. Bir insan kalabalıklar içinde dahi ruhsal anlamda yalnız olabilir. Yani yalnız olmak çoğu zaman tek başına olmak demek değildir. Genelde bir sosyal fobik insanların içinde; ‘Acaba benim hakkımda ne düşünüyor? , Yanlış anlaşıldım mı?’ diyerek kendi kafasının içine çekilir. Bu durum onun hayattan keyif almasını ve anı yaşamasını olanaksız kılar.

Sosyal Fobi ve Yalnızlık

SOSYAL FOBİ YALNIZLIĞA İTER

Peki, binlerce yıl öncesinden tekrar günümüze mercek tutarsak günümüzde bir sosyal fobik ne kadar yalnız olabilir? Bu sosyal fobi ve yalnızlık nasıl atlatılabilir? Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki sosyal fobi düzeyi yalnızlıkla doğru orantılıdır. Sosyal fobi çoğu zaman yalnızlığa iter. Sosyal fobik bir insan sürekli kuşkucudur. Kolay kolay kimseye güvenmez. Etkileşim kurmaktan yanlış anlaşılacağı korkusuyla çekinir. Aşk ilişkileri de bu sebeplerden sekteye uğrar. Sosyal fobik insan çoğu zaman yalnızlığı tercih eder. Ve kendisini tecrit altına alır. Kimseyle tanışmak istemez. Yeni veya kalabalık ortamlara girmez. Yalnızlığın zor olduğunu, çekilmez olduğunu kabullense de adımlar atmaya korkar.

Sosyal fobi ve yalnızlık yaşayan bir sosyal fobik ne yapar?

Söylediğimiz gibi her yalnız olan sosyal fobik değildir. Bu açıdan her sosyal fobik de yalnız değildir. Peki, bir sosyal fobik olduğunuzu nasıl anlayabilirsiniz? Bir düşünün, ev arkadaşınız veya iş arkadaşınız Pazar günü sizinle birlikte yeni girdiği kulübün sohbet etkinliğine gitmek istiyor (dağcılık kulübü olsun). Bilmediğiniz, daha önce hiç bulunmadığınız bir ortam. Cevabınız ne olurdu? Eğer bir sosyal fobikseniz: ‘Kesinlikle hayır!’. Çünkü orada rezil olmaktan, eleştirilmekten veya yargılanmaktan korktuğunuz için evde yalnız şekilde, sıkıntıdan patlayarak hafta sonunuzu zehir ederdiniz. Oldu da arkadaşınızın zoruyla veya başka bir sebepten bu ortama girdiniz. Orada ne hisseder, neler düşünürdünüz? Kesinlikle orada da yalnız kalırdınız. Kafanızın içine çekilip, kendinizle ‘acaba’ temalı konuşmalar yapardınız. ‘Acaba ne söylesem? Acaba yanlış anlaşılır mıyım?’ El titremeleri, terleme, soluk alıp verişlerin hızlanmasını saymıyorum bile (Eğer ileri derecede sosyal fobik iseniz).

SOSYAL FOBİK YALNIZLIĞIN ÇÖZÜM ANAHTARLARI!

Peki, bunu nasıl aşabilirsiniz? Ölene kadar böyle devam edemezsiniz. Yalnızlık bir kader değil bir seçimdir. Bir an önce seçimlerinize müdahale edin. Doğru müdahaleleri sizin için alt alta sıralıyorum:

* Korkularınızla yüzleşin.

* Kendizi tanımaya fırsat verin.

* Başkalarının sizi tanımasına fırsat verin. Saygı çerçevesi içerisinde insanların birbiriyle tanışmak istemesi gayet normal ve olasıdır.

* Çevrenizdeki insanlarla daha fazla vakit geçirin.

* Farklı sosyal etkinliklere, sosyal kulüplere katılın ( Dağcılık Kulübü, Kitap Kulübü).

* Yeni katıldığınız veya zaten içerisinde olduğunuz ortamlarda fikirlerinizi söylemekten çekinmeyin. Aslına bakarsanız hiçbir şeyi söylemekten çekinmeyin. ‘En kötü ne olabilir ki’ diye düşünün.

* Aynı ortamda bulunduğunuz, ancak yeni gördüğünüz veya daha önce hiç konuşmadığınız insanlarla tanışın, onlarla sohbet edin.

* SİZ KİMSEYİ YARGILAMAYIN, İNSANLARIN SİZİ YARGILAMASINI ÖNEMSEMEYİN. EN ÖNEMLİSİ KENDİNİZİ YARGILAMAYIN!

* VE TABİKİ BİR UZMANDAN YARDIM ALIN!!

Sosyal fobi kategorisindeki diğer yazılarımız için tıklayın!

Mahir Efe Falay
Hacettepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünden 2006 yılnda mezun olmuştur. İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji bölümünde yüksek lisans yapmıştır. Yabancı dili İngilizce olup YDS’den 83.75 almıştır. Mezuniyetinin ardından başlıcaları Aile Danışmanlığı, Cinsel Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, Hipnoz ve Hipnoterapi ile Obezite ve Kilo Kontrolü olmak üzere çok sayıda eğitim almış ve yaklaşık 4 yıldır danışanlarla görüşmeye başlamıştır.İ.B.B. Engelliler Müdürlüğünde 6.5 yıl çalıştıktan sonra Şubat 2014′te Sima Psikolojik Danışmanlık Merkezinin kuruculuğunu yapmış ve kendi yerinde danışanlarla görüşmeye devam etmektedir.Bilişsel Davranışçı Terapi, Erteleme Hastalığı ve Sosyal Fobi, Cinsel İşlev Bozuklukları, Motivasyon Koçluğu, Şema Terapi, Obezite ve Yeme Bozuklukları, Psikolojik Danışmanlık, MS Danışmanlığı, Hipnoz ve Hipnoterapi çalışma alanları içersindedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here