İyimserliğin Sınırları

Yaşamımızı iyimser olarak sürdürmenin pek çok getirisi var. Daha sağlıklı olmamızı, daha başarılı ve gelişmeye açık olmamızı sağlaması ve depresyon yaşamamamızı sağlaması bu durumlardan bazılarıdır. İyimser olmak bize daha iyi bir hayat vadetsede iyimser olmanın sınırlarını bilmek de sorumluluk üstlenmek ve gerçekçi olmak açısından önemlidir.

İyimser insanlar başarılarını içsel sebeple açıklarken bazen durumu çarpıtarak olduklarından daha büyük bir başarı içerisinde görebilirler kendilerini. Ya da tersi olan olumsuz durumlarda da dışsal sebeplere atıfta bulunurken sorumluluktan kaçma hatasına düşülebilir. Kötümser kişiler ise olumlu olaylarda gerçeği daha az çarpıtırlar. Kendi başarılarını abartmadan fark edebilirler. Öte yandan olumsuz özelliklere daha çok odaklanma ve olumsuz durumlarda dış etkileri görmezden gelme gibi kendilerini suçlayıcı ve bu olumsuz durumları kendilerine olduğundan daha büyük şekilde göstermeleri gibi durumlar söz konusu olabilir.

İyimser olurken sorumluluklarımızın farkında olmak mümkün değil mi? Elbette mümkün. İyimser olmak,  başarısızlıklarımızda dışsal atıflar yaparak gerçekleştiremediğimiz durumdaki kendi etkimizi göremeyecek kadar kör olmak demek değildir. Kontrolümüzde olan durumlarda üzerimize düşeni yerine getirerek sonuçları beklerken karşımıza çıkacak elimizde olmayan olasılıkların bizim lehimize olacağına dair inanç ve beklentilerimizdir. Aynı zamanda üzerimize düşeni yerine getirdiğimizden emin olarak yolumuzda ilerlememizi sağlar. İsteğimize o an için ulaşamamak hedefimizden vazgeçmeyi değil o yolda hatalarımızı telafi ederek, kendimizi geliştirerek devam etmek anlamına gelir.

İyimser olmanın tehlikeli olabileceği durumlar

Bir kurumun geleceğini belirlemek için alacağımız bir karar, tedavi desteği almamız gereken bir sağlık problemi, istediğimiz sonucu alamadığımız taktirde bir sene sonra tekrar sınava girmek… Bu gibi meselelerde iyimser beklentiler kurmanın öncesinde bu olayları tüm gerçekliğiyle ve karşılaşabileceğimiz olası ağır sonuçlarıyla değerlendirmek gerekir. Çünkü sadece bir beklenti ile sonuçları önemli bir işe girişmek sakıncalıdır. Aynı zamanda iyimserlik sadece beklentilerimizle de ilgili değildir. Verdiğimiz kararların sorumluluğunun bize ait olduğu ve bu kararların etkisinin şiddetli olabileceği durumlarda, olası başarısızlık ya da istenilene ulaşamama durumlarında atıfta bulunabileceğimiz bir dışsal durum söz konusu olmayabilir. Hatta dışsal sebepler olsa bile bizim elimizdeki olanaklarla, kontrol edebileceğimiz durumlardaki performansımız söz konusu olduğunda dışsal etkilerin pek bir anlamı kalmamaktadır. Söz konusu olan kararları alırken karşılaşacağımız bedelleri olduğundan küçük göstermek hiç yararlı olmayacaktır.

Sonuç

İyimserlik hayatımızı olumlu şekilde etkiler. Mücadeleye devam etmemizde, olumsuzlukla başa çıkmada işimizi kolaylaştırır. Öte yandan bedellerin ağır olacağı durumlarda iyimserliği sınırlamak faydalı olacaktır. Karşılaşacağımız bedelleri ufaltmak işimize yaramayacağı gibi gerçeklikten kopuk bir durum olarak karşımıza çıkar. İyimserlik ve gerçekçilik bir arada var olabilirler. Bunu başarabilmenin ölçütü kararlarımızı, hedeflerimizi uç noktalarda değerlendirmeden gidişata ve olanaklara dikkat etmek ve durumları iyi analiz edebilmektir.