Annelik sorunları ve çözüm önerileri

Dildeki şarkı “Çocuk da yaparım, kariyer de.” olunca üstüne hayat şartları da bastırınca anneler bir yandan iş hayatlarına devam ederken bir yandan da çocuklarını yetiştirmeye çalışıyorlar. Üstelik üzerlerinde iki alanda da başarılı olma konusunda müthiş bir baskı hissediyorlar. Bunun yanında evlatlarını evde bıraktıkları, onlarla yeterince zaman geçiremedikleri için vicdan azabı da bonus olarak geliyor. İş hayatında bulundukları konum için verdikleri emek bir yandan, vicdan azabı diğer yandan, hayaller, planlar, hedefler öbür yandan zaman zaman ciddi bir iç çatışmasına neden olabiliyor.

Bu durumu yaşayan anneler neler yapmalı peki? Bu durumu nasıl yönetmeli?

  • Kabul etmek gerekir ki annelerimizin ya da annelerimizin devrinde yaşamıyoruz.

Hayatlarımıza dair farklı hayallerimiz var. Farklı alanlarda kendimizi var etmeye çalışıyoruz. Rol karmaşası bir yana ki bu bambaşka bir yazının konusu olabilir, aynı zamanda yetişme tarzımız, öğretilerimiz, başarılı olma isteği ve kariyer basamaklarını tırmandıkça alınan haz duygusu diğer taraftan hayatı bu yönde kurgulamamıza yol açıyor. Anne olana kadar her şey bir şekilde idare edilebilir giderken ve bir denge sağlanabilirken bu denkleme çocuk girince durumlar değişiyor ve denge şaşıyor. Toplumun annelikten beklentileri devreye giriyor. Diğer anneler ve onların çocukları ile kıyaslamalar başlıyor. Daha önce anne olmuş, çocuk büyütmüş çevredeki kişiler kendi doğruları doğrultusunda fikir vermeye, eleştirmeye, kimi zaman belki de parmak sallamaya kendinde hak görebiliyor. Bu da annelik rolüne dair yetersizlik duyguları yaratıyor. Anneliğini sorgulayarak bunu tüm seçimlerine genelleyebiliyor.

  • Çocuk ve kariyer tabiki bir arada gayet güzel yürütülebilir.

Her anne kendisine en iyi gelecek sistemi oturtarak işe başlamalıdır. Önemli olanın çocukla nitelikli zaman geçirmek, güvenli bir bağlanma kurmasını sağlamak ve destek almaktan çekinmemek olduğunu unutulmamalıdır. Çoçuğunuzun her an yanında olmanızdan daha ziyade ihtiyacı olduğunda yanında olacağınızı ve ne olursa olsun size güvenebileceğini bilmesi çok daha değerlidir. Çalıştığınız için vicdan azabı çeker ve bunu da çocuğunuza onunla olduğunuz zaman içinde onu her istediğini yaparak yansıtırsanız çocuk bunu kullanacak ve bu durum bumerang gibi dönüp hem size hem çocuğunuza zarar verecektir. Ayrıca çocuğunuzun bakımında size yardımcı olacak kişi ya da kişilerin üzerinizde duygusal yük yaratmaması, size gerçek anlamda anlayış ve destek göstermesi ve sizin çocuk yetiştirme sınırlarınıza saygı duyması oldukça önemli bir konu olarak ortaya çıkmakta ve burada yaşanan sıkıntılar, anneyi oldukça olumsuz yönde etkilemektedir.

  • Babanın da sorumluluk alması ve anneye yardımcı olması da annenin kariyer-çocuk denklemini oturtmasında ciddi anlamda katkı sağlayacaktır.

Bu aynı zamanda ortak bir dil oluşturmak, aileler ile sınırları korumak ve annenin kendini desteklenmiş hissetmesini sağlayacaktır. Her çiftin, farklı bir ebeveynlik modeli oluşturması oldukça doğaldır. Kendi kurallarınızı belirleyecek ve kendi tarzınızı oluşturacaksınızdır. Bu süreçte iyi bir iletişim kurmak, babanın daha aktif rol alması, anneden beklentilerini gerçekçi tutması ve anneye kendi ihtiyaçları için zaman yaratması konusunda destek olması anneyi rahatlatacak ve daha güçlü yapacaktır.

  • Annenin de kendinden mükemmellik beklememesi gerekir.

Başka anneler ve onların çocukları ile kendini ve çocuğunu kıyaslamamak da kendini gereksiz yere yetersiz, beceriksiz, kötü bir anne hissetmesinin önüne geçecektir. Çocuğuyla geçirdiği zamanı tamamı ile çocuğuna odaklı bir şekilde geçirmek, iyi bir iletişim kurmak, çocuğu ile güven, sevgi, saygı temelli bir bağ kurmak anneliğin iyi olmasının temel taşları olduğunu unutmamak gerekir. Detaylara takılmak yerine öze odaklanmak doğru dengenin kurulmasında anahtar olacaktır.

Bu zor ve sıkışmışlık hissi yaratan yolda, ihtiyaç duyduğunuzu hissettiğiniz zaman Etiler/Beşiktaş’taki ofisimizde size destek olmak için uzman psikologlarımızla görüşmekten çekinmeyin.