Arkadaşım Gerçek Arkadaş mı?

Arkadaşlarımız hayatı daha yaşanır kılan üzüntülerimize, mutluluklarımıza ortak olan güzel detaylardır. Kimi zaman birlikte kahkahalar atarız, kimi zaman omuzlarında ağlarız.

Arkadaşlarımız, hayatımızda kıymeti bilinmesi gereken insanlardır. Ama bazen sebebini anlayamadığımız bir şekilde bazı arkadaşlarımızla konuşurken kendimizi iyi hissetmeyiz, buluşmak için hazırlanırken ayaklarımız geri geri gider. Peki neden böyle hissederiz?
İşte bunların olası sebepleri arkadaşınızın toksik arkadaş yani gerçek arkadaş olmadığından bahsedeceğiz. Gelin önce “toksik insan nedir? ” bunu konuşalım.
Toksik insan terimi, sizi sürekli dibe çeken, sürekli olarak olumsuz olan ve negatif enerji yayan kişiler için kullanılıyor. Biz de bu yazımızda arkadaşlarımızın hangi davranışlarının gerçek arkadaşımız olmadığından yani toksik arkadaş modelinden bahsedeceğiz.
Tüm ilişkiler alma-verme dengesi içerisinde ilerler. Evrende her şey muazzam bir denge üzerine kurulmuştur. Alma ve vermeyi eşit tutmak bizim bencil olduğumuzu göstermez. Aksi takdirde devamlı olarak verme enerjisinde takılı kalır, evrenin bolluğundan hiçbir şekilde nasibimizi alamayız. Eğer konuşurken sadece ve sadece onun hayatı, onun ilişkileri, onun işi, onun başına gelenlerden bahsediyorsanız… Sence bu ne kadar sağlıklı ve dengeli bir ilişki?

Arkadaşımın Gerçek Arkadaş Olup Olmadığını Nasıl Anlayabilirim?

  • Arkadaşlarımızın paylaşmak istemediği şeyler tabiî ki de olabilir fakat; sizinle hiçbir şey paylaşmıyorsa,o sizin hakkınızda her şeyi biliyorken sizin onun hakkında hiçbir bilginizin olmaması
  • Sadece kendi bir şeye ihtiyacı olduğunda arayıp sorup sonrasında ortalıktan kayboluyorsa ve sizin ihtiyacınız olduğunda ilgilenmiyorsa
  • Bazense toksik arkadaş, sevgilimizmiş gibi bizi takip eder ve kıskanır. “Aradım açmadın?” “Neredesin?” “Dün ne yaptınız beraber?” “Pazar kahvaltısı organize etmişsin, hiç söylemedin!” “sen zaten hep başkalarıyla görüş bana zaman ayırma zaten!” Bu tür suçlayıcı soruları, onu her şeyden haberdar etmemiz gerektiğine inanmaya başlamamıza yol açar. Hayatınızın odak noktası olmak isterler ama sizi hayatlarının merkezine almazlar.

Yan yanayken her şey mükemmel ama başkalarının yanında normalden farklı davranıyorsa mesela sana olan davranışı değişiyorsa, senin için olumsuz şeyler söylüyorsa dikkat etmen gereken yerdesin.

Tüm Bu Sayılanlara Sahip Bir Arkadaşın Varsa Ne Yapmalısın?

Kimse senin hayatında söz sahibi olamaz. Bu noktada karar tamamen sana kalmış; doğru veya yanlış yok. Sen kendini nasıl hissediyorsan, nasıl mutlu olmak istiyorsan öyle karar alabilirsin.Onsuz daha mutlu olacağını düşünüyorsan hayatından nazikçe uzaklaştırabilir, böyle davranması benim için bir sorun değil diye düşünüyorsan devam edebilir veya ikisini de yapmayıp sana değer verdiği kadar değer vererek dengeli bir ilişki yürütebilirsin. Yazımızın başında da bahsettiğimiz gibi tüm ilişkilerimiz alma- verme dengesine dayalıdır.