Baba olmaya hazır mıyım?

Günümüzde çiftlerin birlikteliğini görür ve onların bazen tartışmalarına bazen ise güzel anılarına şahit oluruz. Bazen ise hayallerini dinler ve yorumda bulunuruz.

Peki ya bu hayallerin sonuçları neler ve bu yolda neler bizleri bekliyor,biliyor muyuz ?

En güzel birliktelikler aslında yola çıktığınız bireyin size ne kadar uygun olduğunu anladığınız anda ortaya çıkar. Mutlu hisseder ve en önemlisi mutlu hissettirmeye çalışır. Bu dönemler bizim hayatımızdaki en güzel, en verimli dönemdir aslında. Hem biyolojik olarak hem de psikolojik olarak birlikte el ele verip çıktığımız bu yol arkadaşımızın bir parçasına sahip olmaya  ne kadar hazırız ? sevgili geleceğin baba adayları, bu yolu belki gözünüzde çok büyütüyor veya kendinizi bir hayli yetersiz buluyorsunuz. Ya da bu yola hiç girmeyi düşünmüyorsunuz. Kendinize hiç sordunuz mu ? evet belki de bir çoğunuz bu sürece zaten hazırlar fakat amacımız hazır olmayanlarınızı alıştırmak ve  bu duygunun, hazzını verebilmek ve sizlere ‘babalık’ sıfatını yakıştırabilmek. Unutmamak gerek ki her kadın anne olmak zorunda değildir. Doğurganlık , kadınlara özgü bir biyolojik kavramdır.Annelik kavramı toplumumuzda ne kadar yüceltilmiş, ne kadar abartılmış durumda ise babalık kavramı da aynı şekilde bir takım sorumluluklar altında ezilmeye ve yalnız bırakılmaya maruz kalmıştır. Bu maruz bırakma yüzünden ise baba adayları aslında babalığa değil altındaki sorumluluklara girmeye hazır hissetmediği için baba olmaktan kaçmış ve evlilik kavramından da uzaklaşmışlardır. Bizler karşımızdaki birey ile hayatlarımızı birleştirdiğimizde her şeyi yarı yarı bölmek yerine eğer tüm bunları ortak yapma kararı almış olursak iki tarafta aslında rahatlamış ve bu yola çıkmaya daha istekli daha kendinden emin olmuş olur. Bu uzun yolda, yapılacaklar listesini çıkarmak için yolun başında olmak gerekmiyor; hayat hiç ummadığımız anda bizlere çok farklı şeyler getirebilir.Tüm bunlara hazır olmak sadece iki kişinin bu listeyi ortak hazırlamaları ve ortak uygulamalardır, hepsi bu.

Nasıl Doğru Bir Baba Olabilirim ?

Gerçekten ne kadar hazır ve bir bebeği kucağımıza almaya ona dokumaya ve en önemlisi onu hissetmeye, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeye ne kadar hazırız bunu bilmek gerekir.İlk olarak fiziksel açıdan bebek bakımını bilmemiz gerekir. Bir bebek en temelde kendi öz bakım verenine bağlanma eğilimindedir.Bu bakım veren  temel ihtiyaçlarda (emzirme vb.) anne olurken alt değiştirme,motor gelişimi için oyun gibi faktörleri ise baba üstlenmelidir.Bebeğimiz okul çağına geldiğinde ise bu ihtiyaçlar yine aynı şekilde ortak karşılanmalıdır. Çocuğumuz artık lise zamanlarında , işte burada tüm korkular  başlıyor aslında bizler için anneler daha çok nerede,ne yaptı,kimle gibi soruları dışarıya yansıtıp rahatlayabiliyorlar fakat babalar tam tersi bu soruların cevapları daha çok anneden almak istiyor ve genelde bunu iç sürecinde yaşıyor. Kızımız/oğlumuz bizlere ait, bizlerin gözetiminde evet fakat onlarında özgürleşme zamanının geldiğine işarettir bu durumlar. Özgürlük kavramı kime veya neye özgürüz olabilir, özgürlük; kendi kararlarımızı verebildiğimiz, kendimiz için bir adım atabilmemizdir aslında. Bu özgürlügü çocuğumuza tam da bu evrede tanımak en sağlıklısıdır. Eğer bu evrede tanımazsak bu daha ilerleyen süreçlerde büyük bir patlak verebilir. Herşeyi ayarında tutmak güzeldir, bir keki yaparken kabartma tozunu,bir yemeği yaparken tuzunu,ve bir çocuk yetiştirken kararları hem ayarında tutmak gerekir hem bugün için hem de ileri için….

ve artık bebekken kucağımıza aldığımız o bebeğin şimdi evden ayrılma zamanı. Galiba babalar için en zor evrelerden biri de bu olsa gerek, evden ayrılma… Bu dönem okul çağını bitirmiş çocuklarımızın bir üst eğitime geçtiği ve evden okul sebebi ile ayrıldığı dönemdir.

Ev bütünlüğünün sarsıldığı bu dönemde peki ya babalar ne kadar bu sürece hazır ?

buraya  kadar olan süreç aslında her aile sisteminin yaşadığı bir süreçtir. Amacımız bunları bir korku zinciri gibi sizlere sunmak değil sadece yaşadığımız bu süreci özellikle babalar için daha rahat nasıl  atlatılabilir veya baba olmaya ne kadar hazırız soruna cevap verebilmek. Eğer gereken ilgi ve gereken temel ihtiyaçlarını karşılamayacak kadar kendimizi hazır hissetmiyorsak bu süreci uzatabilir ve babalığa dair daha bilgi sahibi olabiliriz. Böylesi daha sağlıklıdır. Çocuklarımız birer hamur gibidir onları yoğurmak ve şekil vermek ise bizlerin elinde. Eğer bu hamura şekil vermekte zorluk çekeceğinizi  düşüyor  veya kendinizi daha hazır hissetmiyorsanız henüz hamura dokunmayın. Sizlere düşen sadece maddi kısım değildir, bu size yüklenen fazla sorumluluklardan biridir. Sizlerden istenen tek şey koşulsuz ve her zaman iyi bir ebeveyn olmaktır.