Bilişsel Çarptırmalar: Falcılık

Düşünmek odaklanmayı ve enerji harcamayı gerektirir. Çok yorgunsanız, çok meşgulseniz ya da sizi kaygılandıran bir durum içerisinde iseniz düşünmeniz gereken durumlarda mesai harcamak yerine beynimiz otomatik düşünceleri tercih edebilir. Bu beynin işleyişi açısından bir kısa yol kullanmak gibidir. Bu kısayollar her zaman faydalı olmamaktadır. Kendi içinde enerji tasarrufu sağlayan ve bu anlamda faydalı olan bir yol olsa da düşünmeye yeterince mesai harcamamak bazen bizleri hatalı yollara sapmaya ya da yanlış ve eksik değerlendirmeler yapmaya götürebilir.

Bilişsel çarpıtmalar nedir?

Herhangi bir durum hakkında kesin dayanaklar olmaksızın yaptığımız tüm varsayımlar bilişsel çarpıtmalardır. Bilişsel çarpıtmalardan falcılık ise, gelecek hakkında bir tahminde bulunmaktır ve bu tahminin gerçekleşeceğinden emin olma durumudur. Fakat bu tahmin herhangi bir olasılığı belirtmekten ziyade olumsuz bir durumun gerçekleşeceğine dair yanlış bir öngörüdür. Ve bu gelecek hakkındaki olumsuz varsayımımız, yapabileceğimiz, elimizde olan, kontrolümüzdeki durumlarda da pasif şekilde kalmamıza sebep olabilmektedir. Hâlbuki falcılık gibi bilişsel çarpıtmalar yapmadığımız durumlarda, geleceğe dair daha ılımlı bakabiliriz. Ya da gelecekte gerçekleşmesini isteğimiz durumların değişmesi için yapabileceklerimize odaklanıp geleceği inşa etmede kendi üstümüze düşen kısımları yerine getirebiliriz. Gelecek hakkında olumsuz varsayımlarda bulunduğumuz falcılık ve diğer bilişsel çarpıtmalar da mutsuzluk, kaygı, hayal kırıklığı yaşanmasına sebep olabilir.

Falcılık durumlarına örnekler

  • Ailem bu konuda beni desteklemeyecek.
  • Sınavım berbat geçecek.
  • Arabam yolda kesin arıza yapacak.
  • Onunla konuşmam bir işe yaramayacak.
  • Bu işe başvurmadım çünkü zaten benimle ilgileneceklerini düşünmüyorum.
  • Kompozisyon yarışmasına katılmayacağım çünkü yazdıklarımı beğenmezler.
  • Basketbol takımı seçmelerine girmedim, zaten yeterince iyi değilim.

Bilişsel çarpıtmalarla başa çıkmak

Öncelikle yapmamız gereken, kendi varsayımlarımızın farkına varmaktır. Varsayımlarımızın farkında vardığımızda kendi önümüze nasıl engeller koyduğumuzu görebilir ve bu engelleri kaldırmak için çabalayabiliriz. Bu engeller yaşadığımız ya da yaşayacağımız durumlarla ilgili olumsuz düşünceler olabileceği gibi başkalarının bizim hakkımızda nasıl düşüneceklerine dair kendi kehanetlerimiz de olabilir. Her iki durumda da gerçeği öğrenmenin tek yolu yapmak istediğimiz eylemi gerçekleştirmek ve gerçek sonuçla yüzleşmek olacaktır. Ve bu yüzleşme çoğu zaman bir felaket senaryosu olmaktan oldukça uzakta olacaktır.

Hayattaki hedeflerini ulaşmada kendine engeller koyan, insanlarla ilişkilerinde yaptığı varsayımlar yüzünden problemler yaşayan kişiler bilişsel terapiler ile bu olumsuz davranışları hakkında farkındalık sağlayabilirler. Bu farkındalık davranış değişikliğine dönüşerek bireylerin yaşamlarında problemlerini çözen, kendine engeller koymayan kişiler olarak hayatlarını sürdürmelerine yardımcı olur.