Boşanma ve Çocuk

Boşanma ve Çocuk

Son yıllarda ülkemizde ve dünyada boşanma oranları giderek artmaktadır. Boşanmalar hem çiftler hem de ailedeki çocuklar için zorlu süreçlerdir (Öngider-Gregory, 2016). Ancak, boşanmayı çocuklar üzerinde başlı başına olumsuz bir faktör olarak düşünmek yanlıştır. Burada boşanmanın nasıl gerçekleştiği, sonrasındaki gelişmeler ve değişimler asıl olarak rol oynamaktadır (Öngider-Gregory, 2016). Çatışmaya rağmen birlikte kalan ailelerde de sıklıkla sorunlara rastlanmaktadır. Yani, boşanma çocuk açısından kaçınılmaz olarak yıkıma neden olabilecek bir faktör değildir (Benedek & Brown, 1995).

Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri

Çalışmalar boşanmanın çocuklar üzerinde sorunlara neden olabileceğini göstermektedir. Bu sorunlar psikolojik, sosyal veya okul başarısı olarak sıralanabilmektedir.

Ancak, asıl sorun boşanmanın belirli özelliklerinden kaynaklanmaktadır (Amato, 1993). Bunlar şu şekildedir;

  • Velayeti almayan ebeveynin çocuğun hayatından uzaklaşması/çıkması
  • Velayeti alan ebeveynin sürece uyum sağlayamaması
  • Ebeveynler arası yaşanan çatışmalar
  • Maddi zorluklar
  • Boşanmanın getirdiği stresli yaşam değişimler. (Taşınma, okul değiştirme gibi)

Burada üzerinde en çok durulması gereken faktör ebeveynler arasındaki çatışmadır. Bu çatışmanın genellikle boşanma öncesine dayandığı bilinmektedir. Yani, boşanmadan önceki süreçteki evlilik çatışması da çocuk için oldukça yıpratıcıdır (Öngider-Gregory, 2016).

Evlilik İlişkisinde Çocuk

Çatışma yaşanmayan ve sağlıklı iletişimin olduğu aile yapısı çocukların psikolojisi için en olumlu ortamdır (Amato ve ark., 1995). Ebeveynlerin çocuklarını desteklemesi, yeterli denetim göstermesi ve yıkıcı cezalandırmadan kaçınması çok önemlidir.

Ancak, bu koşullar sağlanmadığı takdirde çocuklarda birçok sorun görülebilmektedir (Öngider-Gregory, 2016). Örneğin;

  • Psikolojik ve sağlık sorunları
  • Akademik başarısızlık
  • Davranış sorunları
  • Madde kullanımı
  • Sosyal yeteneklerde problemler
  • Olumsuz kendilik algısı

Sonuç olarak çiftler arasındaki ilişkinin gidişatı çocukları derinden etkilemektedir. Evlilikte sorunlar yaşandığında çocuklar davranış problemleri geliştirebilmektedir (Jouriles ve ark. 1991).

Özellikle ev içinde belirgin çatışmaların olması çocuklar için çok yıkıcıdır. Bu hem doğrudan hem de dolaylı olarak onları etkilemektedir (Öngider-Gregory, 2016).

Doğrudan olarak çocukların şiddeti gözlem yoluyla modellemesine sebep olabilmektedir. Yani, kendi sosyal ilişkilerini de çatışma üzerine kurabilirler. Bunun yanında; depresyon, anksiyete gibi psikolojik sorunlara da neden olabilmektedir (Öngider-Gregory, 2016).

Çocuk direkt olarak çatışmaya şahit olmasa bile dolaylı olarak da etkilenebilir. Çatışmayı yaşayan ebeveynler çocuğa karşı duyarsızlaşabilir. Bu da ebeveynlik kalitesini düşürebilir. Ayrıca, çatışmanın ebeveynde yarattığı depresyon, anksiyete gibi psikolojik sorunlar da çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaktan alıkoyabilir (Öngider-Gregory, 2016).

Boşanma Sonrasında Çocuk İçin Yapılması Gerekenler

‘’Çocuğunuzdan Boşanmamak’’

Ebeveynler birbirlerine düşmanca tavırlar sergilememelidir. Çocukları için birbirleriyle iletişimde kalmaya devam etmelidir. Bunun yanında çocuklarıyla da güçlü bir şekilde ilişkilerini sürdürmelilerdir (Gindes, 1988). Ebeveynler değişen koşullara uygun olarak bu ilişkileri ayarlamalıdır.

Birçok çalışma özellikle evden ayrılan ebeveynin çocuğun sorumluluklarından uzaklaştığını bulmuştur. Bu kişilerin sanki eşlerinden değil ‘’çocuklarından da boşanmış’’ gibi davrandığı ileri sürülmüştür (Amato, & Gilbreth 1999). Bu davranış çocuğa verilen en büyük zarardır.

Çocuğun okul ve okul dışındaki aktivitelerine önem vermek ve katılmak çok önem taşımaktadır (Öngider-Gregory, 2016).

Özellikle küçük yaşlardaki çocuklar boşanmadan ve çatışmalardan kendilerini sorumlu tutabilmektedir (Benedek & Brown, 1995). Onlara boşanmanın kendileri yüzünden olmadığı vurgulanmalıdır. Uygun bir dille bunun çiftler arasında bir sorun olduğu açıklanmalıdır. Ona olan sevgilerinin değişmeyeceği güvencesi verilmelidir.

Bunların yanında yetişkinler çocuklarını duygusal destek olarak kullanmamalıdır. Kendileri de desteğe ihtiyaç duysa da bunu diğer yetişkinlerden veya profesyonel olarak almalılardır.

Bunlar, her ne kadar kendileri de zor bir dönemden geçen ebeveynler için zor olsa da çocuklar için çok büyük önem taşımaktadır.

En İdeali Mutlu ve Birlikte Bir Ailedir Ancak…

Görüldüğü üzere ‘’çatışma’’ boşanmış veya evli fark etmeksizin çocuk üzerinde asıl etkisi olan faktördür. Tabii ki, mutlu bir ailenin aynı çatı altında yaşaması çocukların sosyal ve psikolojik gelişimi için en uygun ortamdır (Öngider-Gregory, 2016). Anne ve babanın rolleri birbirinin tamamlayıcısıdır (Benedek & Brown, 1995). Birbirlerinin yerini asla dolduramaz. Ancak, kişilerin anlaşamadığı durumlarda belirtilen koşulların sağlanması boşanmanın yıkıcı etkilerini hafifletecektir. Buna karşın, karşılı anlaşmadan yoksun ve çatışma içerisinde büyümek de çocuklar için boşanma kadar olumsuz olabilmektedir. Yapılan çalışmalar böyle ailelerin çocuklarının boşanmış ailelerinden daha çok psikolojik sorunları yaşadığını bulmuştur (Amato, 1993).

Boşanma sürecinde çocuğunuzla verimli iletişim kurmak için destek almak istiyorsanız Etilerdeki Sima Psikolojik Danışmanlık merkezimizdeki uzmanlarımızdan randevu alabilirsiniz.