Depremin Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Travmatik olay, beklenmedik bir şekilde meydana gelen ve hayatın günlük akışını bozan, kesintiye uğratan, insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar meydana getiren olaylardır. Deprem de bir doğal afet olmasının yanı sıra travmatik olarak deneyimlenebilir. Travmatik olaya verilen tepkilerde genetik faktörler, kişilik özellikleriniz, travma geçmişiniz ve olaydan etkilenme düzeyiniz gibi çeşitli faktörler etkilidir, bu sebeple her insanın travmatik olaya verdiği tepki aynı olmamakla beraber bu tepkiler olaydan hemen sonra da gecikmeli olarak da ortaya çıkabilir.

Çocuklarda Görülen Travmatik Olay Sonrası Tepkiler

*Sinirlilik, öfke nöbetleri

*Karanlıktan, yalnız kalmaktan vb. aşırı korkma

*Uyku sorunları (hiç uyumama, aşırı uyuma, travmatik olayla ilgili kabus görme gibi)

*Yeme sorunları

*Bebeksi davranışlara gerileme (parmak emme alt ıslatma gibi)

*Ebeveynlerinin yanından ayrılmak istememe

*Huzursuzluk hissi (olayı hatırlatan şeylere karşı huzursuzluk hissetme, ağlama nöbetleri)

*Travmatik olayla ilgili takıntılı düşünceler (sürekli olayla ilgili oyunlar oynama)

*Konuşma zorluğu yaşama

* Aşırı tetikte olma hali ve abartılı irkilme tepkisi

*Tanıdığı nesnelere aşırı bağlanma

*Dikkatte azalma/bozulma

Çocuklarda Yas ve Ölüm Kavramları

Çocuklar, sevdiği bir yakınlarını kaybettiklerinde çoğu zaman içlerinde büyük bir karmaşa yaşar, öncelikle olayın doğru olduğuna inanmak istemezler ve gerçekçi olmayan çabalar içine girerler; kaybettikleri kişiyi ararlar, rüyalarında kaybettikleri yakınlarını görürler. Çocuklar kaybettikleri kişi ile yeniden bir araya gelebilmek için kaybettikleri kişiyi daha çok tanıdık yerlerde veya en son gördükleri yerde ararlar. Çocuklarda yas sürecinde reddetme, öfke, hüzün, alışma ve ileriye yönelme gibi aşamalar görülür. Çocuklarla ölüm hakkında konuşmak, bir çok yetişkin için çok zor olsa da bu kavramın da çocuklarla konuşulması gereklidir. Çocuğun yaşadığı olay hakkındaki bütün sorularının yanıtlanması ve çocuğun aklında bir karmaşa kalmaması önemlidir. Çocuğa kaybettiği yakını için ‘’gitti ama gelecek’’ gibi beklenti oluşturabilecek şeyler söylemek veya geçici öyküler anlatmak yerine doğruyu söylemek çok önemlidir.

Reddetmek: Çocuk, kaybettiği yakınını bir daha göremeyeceğini kabul etmek istemez.

Öfke: Çocuk, yaşadığı olayın geriye dönüşü olmadığını fark edince kaybettiği kişiye karşı öfke duyar.

Hüzün: Çocuk, kendinde yaşadığı eksiklik ve kaybettiği kişi için büyük bir üzüntü duyar.

Alışma ve ileriye yönelme: Çocuk, kaybını artık içine sindirmiş ve hayatını o kişi olmadan yapılandırmaya başlamıştır. Düşünceleri daha çok geleceğe yöneliktir.

Okulöncesi dönemdeki bir çocuk, ölümün geriye dönüşü olan bir durum olduğuna inanır. Kişi o an için yok olmuştur ama geri gelecektir.

6-9 yaş arası çocuklar ise, ölümün geriye dönüşü olmayan bir durum olduğunu bilir ancak kendisinin ve sevdiklerinin ölmeyeceğine inanır.

9-12 yaş arası çocuklar, ölümün geriye dönüşünün olmadığını bilirler ve “dünyada yer açılması gerekir” gibi neden-sonuç ilişkileri geliştirirler.

12 yaşından büyük gençler ise, artık ölümü bir yetişkin gibi algılarlar.

Yetişkinlerin Çocuğun Travmayı Algılamasındaki Rolü

Travmatik bir olaya maruz kaldıktan sonra çocuğunuzun bu beklenmedik olayı nasıl algılayacağı, nasıl yorumlayacağı ve nasıl bir tepki oluşturacağı, çok büyük ölçüde çevresindeki yetişkinlere özellikle de ebeveynlere bağlıdır. Çocuk daha önce deneyimlemediği bir olayla karşı karşıya kaldığı için ilk yapacağı şey, anne ve babasını izleyip ona göre davranmak olacaktır. Bu sebeple yetişkinlere büyük rol düşmektedir.

*Çocuğun duygularını ve düşüncelerini anlamaya önem vermek

*Çocuğun güvende olduğunu hissettirmek

*Mümkün olduğunca olumlu ve ileriye yönelik bir bakış açısının oluşturmak

*Çocukları medyadan ve televizyondan uzak tutmak

*Çocuklarla sakin ve kendine güvenen bir ses tonu ile konuşmak

*Çocuğun merak ettiklerine sorusuna cevap olabilecek şekilde en basit, en sade haliyle ve yaşına uygun anlayabileceği bir dille bir açıklama yapmak

*Küçük çocuklar olaydan çok kendisinin güvende olup olmadığını öğrenmek ister bu sebeple güvende olduğunu hissettirmek

*Çocuğunuza onu sevdiğinizi ve desteklediğinizi ve bu günlerin geçici olduğunu vurgulamak

Çocukların travmatik olayla baş etmesinde ve daha az kaygılanmalarında büyük rol oynayacaktır. Çocuğun yaşadığı duygusal ve davranışsal zorluklar birkaç haftadan uzun sürerse bir uzmandan destek almak gerekebilir.

Profesyonel Yardım

Bazı çocuklar travma sonrası dönemde bir iyileşme eğilimi gösterebilir fakat birçoğu travmatik olayın üzerinden uzun bir zaman geçse de travma sonrası stres bozukluğu belirtileri göstermeye devam edebilir. Bu durumda olaydan sonra bir uzmana başvurarak profesyonel bir yardım almakta fayda vardır. Travmatik olaylarla baş etmek amacıyla çocuklarda en çok kullanılan yöntemler;

*Bilinçlendirme

*Bilişsel-Davranışçı Yaklaşım:

*Oyun terapisi

*Sanat Terapisi

*EMDR