Hayatımızdaki İnsanlara Nasıl Bağlanırız?

Her birimiz biyolojik olarak doğuştan itibaren bir bağlanma sistemi ile dünyaya geliriz ve bu sistem yaşam boyu çevremizdeki diğer insanlarla bağ kurmamızı sağlar. Peki hayatımızdaki insanlara nasıl bağlanırız?  Neden kimilerimiz bir romantik ilişkiye kolayca başlayabiliyorken diğerlerimiz bu konuda zorluk yaşıyor ? Neden bazı insanlar sorunlarını kendi kendine çözmeyi tercih ediyorken bazıları paylaşmayı tercih ediyor? Bu soruları en güvenli cevabı ‘Bağlanma Teorisi’ ile açıklayabiliriz. Bağlanma teorisi, genlerimizde olan yakınlık kurma ihtiyacını temel alır. Bir eşe bağlı olacak şekilde yetiştirildik. Bu ihtiyaç rahimde başlar ve ölünce sona erer. Bağlanma teorisi, çocukluk ve yetişkinlikteki yakın ilişkilerimizi anlamlandırmak amacıyla geliştirilen teoridir

PEKİ BAĞLANMA STİLLERİ NEREDEN GELİR?

Bağlanma teorisine göre bağlanma stillerimiz bizler bebekken bizlere nasıl bakıldığıyla ilgilidir. Ebeveynleriniz hassas, ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda ve size karşı duyarlı insanlarsa, güvenli bir bağlanma stiliniz olur. Duyarlılıkları değişkenlik gösterdiyse ve ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda her zaman ihtiyacınıza cevap vermiyorlarsa kaygılı bir bağlanma geliştirirsiniz. Uzak, sert ve duyarsız bir şekilde davranıyorlarsa kaçıngan bir bağlanma stiliniz olur.

BAĞLANMA  HASTALIK MIDIR?

Bu teori davranışları sağlıklı ya da sağlıksız olarak ayırıp nitelendirmiyor. Bu bağlanma stilleri hastalık ya da patolojik olarak değerlendirmiyor. Hatta aksine partneriniz tansiyonunuzu, nabzınızı, solunumunuzu ve kanınızdaki hormon seviyesini düzenlemek gibi etkisi vardır. Partneriniz hayatınız boyunca gelişiminizde büyük ölçüde etkilidir. Kendinizi nasıl hissettiğinizi etkiler ve tek bunla da kalmaz, kendinize olan inancınızı ve hayallerinizi gerçekleştirmekte etkilidir. Doğuştan gelen bağlanma ihtiyaçlarınızı karşılayan bir partnerle birlikte olmak, bizi fiziksel ve duygusal açıdan daha sağlıklı kılar ve daha uzun yaşamamızı sağlar.

İLİŞKİDE BAĞLANMA STİLİNİZİ NASIL ANLARSINIZ?

Bağlanma stilleriniz zamanla değişebilir ama ilişkilere yaklaşımınız büyük ölçüde aynı kalır. Bağlanma stilinizi bilmek kendinizi daha iyi anlamanızı sağlar . Peki ilişkide bağlanma stilinizi nasıl anlarsınız? Dört farklı bağlanma stili vardır. Bunlar; kaygılı bağlanma, güvenli bağlanma ,kaçıngan bağlanma ve kaygılı-kaçıngan bağlanma olarak ayrılıyor.

Güvenli bağlanma stiline sahip olan bireyler , pozitif bir özgüvene sahiptir ve insanların temelde sevgi dolu ve güvenilir olduğuna inanırlar bu nedenle sosyal ilişkilerinde düşük kaygı ve kaçınma yaşarlar. Güvenli bir şekilde bağlanan yetişkinler kolaylıkla ve endişe duymadan partnerleriyle yakınlık kurabiliyorlar. Konu romantizm olduğunda emin adımlarla ilerleyip hislerinizi ve ihtiyaçlarınızı etkin bir şekilde ifade edebilirler ve ilişkide sorun oluşunca kolayca çok etkilenmeden halledebiliyorlar.

Kaygılı bağlanma stiline sahip olan bireyler, partnerleriyle yakın olmayı seviyorlar ve kolaylıkla yakınlık kurabiliyorlar. Arkadaşları ve romantik partnerleriyle meşgul olma eğilimindedirler fakat arkadaşlıklarının ve aşklarının karşılıksız kalacağından korkarlar. Bu nedenle kaçınma konusunda düşüktür ancak kaygıları yüksektir. İlişkiler, duygusal enerjinizi negatif bir şekilde etkileyebilir. Partnerinizin ruh halindeki hafif bir değişime karşı fazla duyarlı olabilirsiniz ve davranışları sizle ilgili olmasa da kişisel algılıyorsunuz. Fakat partneriniz size fazlasıyla güven sağladığında kaygılarınızda azalma olup memnuniyetinizde artışı hissedebilirsiniz.

Kaçıngan bağlanma stiline sahip olan bireyler, başkalarına güvenmekte zorlanırlar hatta genellikle kendilerine güvenirler ve başkasına ihtiyaç duymazlar. Başkalarının yakın yaklaşımını  ve empati ifadelerini tanımakta güçlük. Romantik ilişkilerinde ya da reddedilme konularında fazla zorluk yaşamazlar  ve genellikle tartışmalar ortaya çıktığında ilişkilerden çekinirler Olumlu öz saygıları ve içgörü eksiklikleri nedeniyle, çok az kişilerarası kaygı yaşarlar (Gjerde et al., 2004)..

Kaygılı-Kaçıngan bağlanma stiline sahip olan bireyler, başkalarına güvenmezler ancak kendilerine dair negatif bir düşünceye sahiptirler. Bu nedenle kişilerarası ortamlarda büyük bir kaygı yaşarlar. Kaygılı-kaçıngan bireyler başkaları tarafından reddedilmeyi beklerler.

İkili ilişkilerde iletişim problemi yaşıyorsanız ya da hep aynı döngüde ilişki yaşıyorsanız bu konularda uzmanlarımızdan yardım alabilirsiniz.

SAĞLIKLI GÜNLER!