Özgüven Eksikliğinin Nedenleri

Özgüven Eksikliğinin Nedenleri

Bu yazımızda özgüven eksikliğinin nedenleri ve temelinin neye dayandığını sizlerle paylaşmak istedim.

İnsan iki temel gereksinim ile doğar. İlki bağımsız olma; güçlü olma,birey olma gereksinimi buna “ben olma”gereksinimi adını verebiliriz. Bir diğeri ise kendinden daha büyük ve anlamlı bir şeye ait olma gereksinimi buna da “biz olma”gereksinimi şeklinde tanımlayabiliriz. Cüceloğlu her iki gereksinimin karşılandığı alana “muhteşem alan” demiştir. “Ebeveyn sen anlayışı ile yetiştirirse çocukta kendine güvenmeme, aciz olduğunu düşünme, ben kendime bakamam o yüzden yaşamımdan birileri sorumlu olsun, tüm başarısızlıkların başarılarını gölgelediğini düşünür ve hata yapma korkusu ile kendini gerçekleştiremez. Eğer “biz bilinci” ile yetişirse; başka kimsenin yapamayacağı, sadece benim yapabileceğim, yalnız benim sorumluluğum içinde olan süreçler var. Benim sağlığım, onurum, düşünce, tutum ve duygularımın sorumluluğu bana ait diyerek “ben varım”der ve kendine güveni olduğunu kabul eder.

Birey ilk doğduğunda her ne kadar bağımlı bir birey olarak dünyaya gelse de ilk çocukluk döneminde bağımsızlık duygusunu kazanır. Tek başına yemek yemek ister, emeklemeye başladığında tek başına adımlarını atmak ister ve bu dönemlerde kendine güvenin oluşmaya başladığını söyleyebiliriz. Çocuk yürümeye başladığında çocuğunun elini bırakan anne-babanın temel duygusu güvendir.”Sen yapabilirsin, herşeyin üstesinden gelecek güç sende var, bu güce erişmen için gelişmen gerek ve biz sana gelişme olanaklarını sonuna kadar sağlayacağız ve sonuç ne olursa olsun, seni hep seveceğiz ve yanında olacağız duygusu aşılarsa çocuk kendine güvenen ve bunu ailesi sayesinde gerçekleştirdiğinin farkına varan bir birey olacaktır. “Sen yapamazsın, sen beceremezsin, sen anlamazsın” şeklindeki cümleleri sıklıkla kullanan ebeveyn, çocuğun kendine olan güvenini yitirmesine ve içine kapanık bir birey olmasına neden olur.

Özgüven Nasıl Oluşur?

Kendine güvenin gelişimini etkileyen pek çok etken olmakla birlikte, özellikle çocukluk döneminin ilk yıllarında anne-baba tutumları insanın kendisi hakkındaki duygularının oluşumunda son derece önemlidir. Anne-babadan biri ya da her ikisi, aşırı derecede eleştirel, kuralcı ve mükemmeliyetçi aile özelliklerine sahipse ya da bağımsızlık duygularını önleyici korumacı aile tutumu sergilerse, çocuklar kendilerini güvensiz, yetersiz, yeteneksiz hissedebilir.

Oysa anne-baba çocuklarının başarılı ya da başarısız tüm girişimlerini desteklemeli, gelişimlerini alkışlamalı, hata yaptıkları zaman doğrusunu bulmalarına yardımcı olup ve daima yanında olduklarını hissettirmelidir.

Onları sevmeye ve kabul etmeye devam ederse, çocuklar da kendilerini kabul etmeyi, sevmeyi ve en önemlisi güvenmeyi öğrenirler.

Özgüven Eksikliğinin Nedenleri

Özgüven Eksikliğinin Nedenleri

Özgüven eksikliğinin başlıca nedeni önceden de bahsettiğimiz gibi ailevi problemler ve ebeveyn tutumlarıdır. Ebevynleri ayrılmış veya sürekli kavga eden ve problemler yaşayan ailelerin çocuklarında özgüven eksikliği fazlaca görülmektedir.

Kişinin olumsuzluklara çok fazla takılması ve bu durumun çok uzun sürmesi özgüven eksikliği oluşmasının nedenlerinden biridir. Bir dersten beklediği notu alamaması sonucu ümidini yitirmesi özgüvenin kırılmasına yol açabilir.

Ailenin ve yakın çevrenin beklentilerinin çok yüksek olması ve sürekli yapılanların ağır bir şekilde eleştirilmesi kişinin pes etmesine ve kendine olan güvenin sarsılmasına yol açabilir. Üzerlerinde sürekli bir baskı hisseden ve kendi kararlarını verip bu kararları uygulamaları engellenen çocuk ve yetişkinlerde zamanla özgüven eksikliği oluşmaktadır. Kişinin kendine olan güvensizliğin yanı sıra çok uç noktalarda hedefler belirlemesi ve başarısızlığa uğraması da özgüven eksikliğine neden olmaktadır.

Özgüven eksikliğinde çevresel faktörlerin yanı sıra kişinin karamsar olması da sıkça görülen nedenlerdendir.

Özgüven Eksikliğinden Kurtulabilir miyiz?

Eksileri ve artılarıyla insanın kendisini kabullenmesi ruhsal bütünlüğünü, dengesini sağlar. Olaylara karşı daha realist bir bakış açısı geliştirmelerine yardımcı olur.
Kendine güvenmek; cesur olmak, güçlü olmak demektir. Cesur olmak kendine dürüst olmak ve kendi gerçekleri ile yüzleşmeyi gerektirir. Kendimizle yüzleşip kusurlarımızı görüp kabul ettiğimizde ve değiştirebilme çabasını gösterebildiğimizde daha mutlu ve huzurlu bir yaşam sürebiliriz.

Kendinizi sevin hiçbirşeyin sizden değerli olmadığını bilin. Kendinize çok büyük ve uç noktalarda hedef belirlemeyin. Küçük hedeflerle başlayın ve yapabileceklerinizin farkına varın.

Siz de bu ve bunun benzeri bir problemi yaşadığınızı düşünüyorsanız Etiler Beşiktaş’ta bulunan danışmanlık merkezimizdeki uzman psikologlarımızdan destek alabilirsiniz.